“The Buried Life” Yıldızları İlham Verici Yolculuklarını Anlatıyor!

Sloganları her şeyi anlatıyor: “Bir soru, dört adam, ölmeden önce yapılması gereken 100 şey.” Sıkı dostlar Ben, Dave, Jonnie ve Duncan, hayatlarına anlam katacak bir şeyin arayışıyla büyük mor otobüsleri Penelope’a atlayıp “ölmeden önce mutlaka yapılması gerekenler” listelerini tamamlayıp başkalarının da aynısını yapmasına yardım etmek için yola çıkıyorlar. Bakın bir televizyon programıyla sonuçlanan bu yolculuğun kahramanları, listeleri, yol boyunca karşılaştıkları harika insanlar ve onlara bu yolculuk için ilham veren şiir hakkında neler söylüyor... -Listedeki her şey şüphesiz çok önemli ama şimdiye kadar gerçekleştirdikleriniz arasında en eğlenceli bulduğunuz hangisiydi? 6. madde! Playboy malikanesinde bir partiye katılmak çok eğlenceliydi. Bunun en büyük nedeni de planın arsızlığı oldu. Bilet alacak paramız yoktu, o yüzden bir pastanın içine gizlenerek içeri girmeye karar verdik. Üstelik partinin Willy Wonka temasına uyum sağlayalım diye OOmpa Loompa kılığına girmiştik. “Bu plan işe yararsa çocuklarımıza anlatacak çok iyi bir hikayemiz olacak” diye düşündük hep. -Listeden gerçekleştirdiğiniz en tatmin edici madde hangisi oldu? Boğaya binmek ya da doğum yaptırmak diyebiliriz. İkisi de büyük sınavlardı bizim için. Ama en iyisi 53. Maddeydi galiba: Tv programı yapmak! Üstünde çok çalıştık. Bebeğimiz o bizim. -İnternet sitenizde Penelope’un onlarca defa bozulduğunu yazmışsınız. Kendiniz tamir edebiliyor musunuz? Evet, Duncan tamir ediyor. Çocukluğu araba tamir etmekle geçmiş. Her şeyin tamirinden anlar o! -Otobüsünüzün adı neden Penelope? İnternette insanların kendi listelerini gönderdiği bir forumumuz var. Orada insanlara sorduk ve Penelope adını biri önerdi. -100 maddeyi de tamamladığınızda yeni bir listeye başlayacak mısınız? Şimdiye kadar hep gerçek listedense “Ölmeden önce ne yapmak isteriz?” sorusuna odaklandık. Biz büyüdükçe liste de bizimle birlikte değişiyor. -Aileleriniz “The Buried Life”a nasıl tepki verdi? İlk başta çıldırdığımızı düşündüler ama daha sonra anladılar. Maddi olarak desteklemediler bizi ama hep yanımızda oldular. -Başka türlü hayatta karşılaşmayacağınız bir sürü insanla tanıştınız. En çok aklınızda kalan hangisi oldu? Dallas’da 17 yıldır görmediği oğluna kavuşmak isteyen bir adamla tanıştık. Çocuğu haftalarca aradık ama sonunda bulduk ve Noel’i birlikte geçirdiler. Bir de Rolling Stones editörü Jann Wenner var. Tam bir ikon! -Son olarak “The Buried Life” adı nereden geliyor? 150 yıl önce yazılmış bir şiirden. Jonnie’nin İngilizce ödeviydi. Şair Matthew Arnold, gerçekte olduğun kişinin farkında olmamaktan bahsetmiş şiirde. Bazen günlük hayatlarımız o kadar monotonlaşıyor ki gerçek tutku ve isteklerimiz gömülü kalıyor. Bundan 150 yıl önce de insanların bizimle aynı şeyleri hissetmesinden çok etkilendik.
Topluluk








