1998’de Star Trek Voyager’a kısa süreliğine konuk oyuncu olarak katıldıktan sonra bir daha asla bir bilimkurgu dizisinde oynamayacağına yemin etmiş Louis Ferreira. İki gün boyunca holografik bir ağacı oynamak yetmiş de artmış ünlü aktörü bilimkurgunun kendisine göre olmadığına ikna etmeye.
“Epey tuhaftı. Tepeden tırnağa kauçukla kaplanmıştım. Gövdem, dallarım…” diye anlatmaya başlıyor ünlü oyuncu. “Bir sandalyede dört saat boyunca oturup makyaj yapılmasını, üstüne de iki saat o makyajın silinmesini bekleyebilen insanları nasıl takdir ediyorum anlatamam” diyor.
“Ama ben o adam değilim. Üstelik tuvaleti kullanmama da izin vermediler!”
Ama karşısına Stargate Universe kadrosuna katılma fırsatı çıktığında, farklı bir şey yapabileceğini düşünmüş Ferreira. Üstelik bu defa çok az makyajla!
Ferreira, Albay Young rolünde Dünyadan milyarlarca ışık yılı uzakta eski bir uzay gemisinde sıkışıp kalmış bir grup insanın başındaki lideri oynuyor.
Stargate serisinin en yenisi olan Stargate Universe, daha öncekilere kıyasla çok daha karanlık ve dramatik çünkü uzayda mahsur kalmanın nasıl bir şey olduğuna çok daha derinlemesine bir şekilde değiniyor.
“Dizinin en sevdiğim yanlarından biri herkesin sıfatının belirsiz olması. Hatta Albayınkinin bile.” diyor Ferreira. “Ortada bir uzay gemisinde sıkışıp kalmış 80 kişi varsa, Albay olmanız ne ifade eder ki? Bu gibi şeylerin ne anlamı var? Dünyadaki kurallar burada işlemiyor. Kişiliğiniz ve egolarınız sınanıyor. Bence diziyi ilgi çekici yapan da bu.”
Tabii, hikâyenin uzayda geçiyor olması “Battlestar Galactica”yla karşılaştırmalara davetiye çıkarıyor ama Louis Ferreira bunun kötü bir şey olduğunu düşünmüyor.
“Bence Battlestar harika bir diziydi. Ama bizimki tamamen farklı düşünülmüş ve değiştirilmiş bir fikir. Düşünsenize, Battlestar Galactica Peabody ödülü kazandı! Bir diziyle karşılaştırılacaksak neden bu kendi tarzının en iyisi olmasın ki?”
Ama, Stargate Universe’in, Battlestar taklidi olmakla uzaktan yakından alakası olmadığını da ekliyor.
“Bence kendi tarzımızı bulduk, uzay gemimizin de kendine özgü bir karakteri var.” diye açıklıyor.
“Dizimizin bütün karakterleri arasında derin ve güçlü bir ilişki var ve bu her bölümde daha da zenginleşiyor. Bence biz daha farklı bir kulvardayız. Ama karşılaştırma yapılmasına da hak veriyorum çünkü Battlestar Galactica çok daha karanlık ve gerilim dolu bir dizi.”
Ferreira’nın ikna olmasındaki en büyük etkenlerden biri de tecrübeli oyuncu Robert Carlyle’ın da kadroda olması. Kamera önünde sık sık zıt düşen ikili, sahne arkasında çok çabuk arkadaş olmuş.
“Daha önce hiç bu kadar iyi bir ekiple çalışmamıştım” diyor ünlü oyuncu. “Burada günde 15-16 saat çalışıyoruz ve ailelerimizden çok birbirimizi görüyoruz.”
Kendisinin de daha önce yaptığı gibi sırf uzay gemisinde geçiyor diye insanların bu diziye sırt çevirmemelerini umuyor.
“Normalde Stargate adında bir diziyi hayatta izlemeyecek olan insanların bile bize bir şans vermesini umuyorum” diyor. Bilimkurgu türünü sevmeyen insanların bile bizi izlemeye başlayacağını düşünüyorum. Çok iyi bir senaryosu olan, iyi bir bilimkurgu dizisi Stargate Universe.”
Topluluk.
- “The Buried Life” Yıldızları İlham Verici Yolculuklarını Anlatıyor!
- Stargate Universe Louis Ferreira Röportajı
- Free Radio: Bu Radyo Çok Farklı!
- Yılbaşı Hindisi Tarifiniz Hell’s Kitchen’ın Ünlü Şefi Gordon Ramsay’den!
- Life On Mars’tan İlginç Notlar
- Life On Mars Müzikleri
- Warehouse 13’de Gizemli Nesnelerin İzinde…
- Knight Industries Three Thousand (K.I.T.T.)
- Perşembe Akşamları FX’te Sci-Fi Zamanı!
- KINGS :Kralların Savaşı


